Hiç Bir Leke Türkçe'mizi Kirletemez

27 September 2009

Bir milleti millet yapan değerlerin başında “dil” gelir. Bir ülkenin bütünlüğünün korunabilmesi için; o ülkenin tarihini, kültürünü ve değerlerini yansıtan ortak bir dil bütünlüğü olması gerektiği kaçınılmazdır. Bu anlamda Türkçe’mizin korunması oldukça önemlidir.

Geçtiğimiz 26 Eylül, dilimiz Türkçe’miz açısından tarihi günlerden biri olup, Birinci Dil Kurultayı’nın açılış ve başlangıç tarihidir. 26 Eylül 1932’de toplanan Birinci Dil Kurultayı’nın ardından bu gün her yıl Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Dil bir milletin varlık sebebidir, şah damarıdır. Eğer çağdaş milletler seviyesine yükselmek hedefimiz ise, bunu zengin Tükçe’mizi koruyarak ve geliştirerek başarmak zorundayız. Şöyle bir örnek vermem gerekirse; bugün batı dünyasındaki İngiltere, Fransa gibi devletlerin ilköğretim ders kitaplarında öğrencilere okuttuğu toplam kelime sayısı 60 – 70 bin civarındayken, Japonya’da bu rakam 44 bin, İtalya’da ise 32 bin civarında imiş. Peki ya Türkiye’de? Maalesef ülkemizde bu rakam 6 – 7 bin ile sınırlı kalmaktadır. Ve çocukların öğrendiği bu kelimelerin %10’u ile konuştuğunu düşündüğümüzde, konuşulan kelimeler “geldim, gittim, gördüm, baktım, kalktım, yattım, yaptım…”  ‘dan ibaret kalmaktadır. Buna Türkçe’den çok bir sokak lehçesi demek daha doğru olur.

Biz gençler bundan 50 – 60 yıl önce kendi dilimizde yazılan şiirleri, yazıları anlamakta zorlanırken; İngiltere’de üniversiteye giden her öğrenci bundan 390 sene önce yaşamış sanatçıları Shakespeare’ın eserlerini yani Shakespeare İngilizcesini bilerek mezun oluyor. Biz ise geçmişimizden ve tarihimizden her geçen gün daha da uzaklaşıyor ve onu anlayamıyoruz. Dil de öylece gücünden ve kuvvetinden kaybedip gidiyor.

Türkçe dışındaki yabancı dille konuşmanın ve yazmanın ayrı bir statü sembolü olarak kabul edildiği günlerde; bundan yaklaşık 750 sene önce “Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır." diyen Karamanoğlu Mehmet Bey bu günleri görse acaba neler söylerdi. 1277’de Karamanoğlu Mehmet Bey’in, Cumhuriyet’le beraber Atatürk’ün korumak ve geliştirmek için büyük çaba gösterdiği Türkçe’miz, bugün maalesef gerektiği şekilde muamele görmemektedir. Caddelere, sokaklara ve dükkanlara verilen yabancı isimlerle, kelime aralarına sıkıştırılan w,q,x gibi harflerle, Türkçe ile başlayıp İngilizce ile bitirilen cümlelerle; Tükçe’miz kirletilmekte ve deyim yerindeyse Turkcheleştirilmek istenmektedir.

Namık Kemal diyor ki, “İnsanlar akıllarını bildiği kelime sayısı kadar kullanırlar.” Biz de aklımızı mükemmel bir şekilde kullanmak istiyorsak basit kelimeler dünyasından çıkıp, olabildiğince zengin bir Türkçe ile konuşmalıyız ve gelecek nesillere kirlenmemiş bir Türkçe bırakmalıyız. Hepinizin Dil Bayramı kutlu olsun…

(Yazıda geçen bazı bilgiler, Yavuz Bülent Bakiler'den alıntı yapılarak yazılmıştır.)

Bu yazıyı başka sitelerde paylaş