29 September 2009
TÜM MSP BLOGLARI BURADA
Bu yıl Türkiye genelinde 69 kişilik bir MSP grubuyuz ve çoğumuz bir bloga sahibiz. Mail grubumuzdan hergün birbirimizle paylaştımız maillere bakarak gerçekten aktif ve çalışan bir MSP topluluğu olduğumuzu söyleyebilirim. Bu yıl iyi işler çıkaracağımıza inanıyorum.
Siz de bu aktif gençlerin bloglarını takip edip, yazılarından haberdar olmak istiyorsanız http://twitter.com/msptr adresindeki twitter hesabını arkadaşlarınız arasına ekleyebilirsiniz. Böylece MSP'ler bloguna yeni bir yazı eklediğinde siz de haberdar olabilirsiniz.
Ayrıca buradan OPML dosyasını indirerek, bilgisayarınızın RSS Sık Kullanılanlarına bu dosyayı yükleyip oradan da takip edebilirsiniz.
Bizi takip edin, bizden ayrılmayın 
TÜRKİYE'NİN İLK DİJİTAL DENEYİ {DENEY7}
Deney7 Türkiye'nin ilk dijital deneyi olup, jüri tarafından seçilecek olan adaylar 7 gün 24 saat boyunca özel kabinlerde tutalacak ve buradan canlı olarak takip edilecek. Yarışmacılara 77 görev verilip bunları tamamlamaları istenecek. 7 gün sonunda en başarılı olan yarışmacı 20 bin TL para ödülünün de sahibi olacak.
Neden herşey 7 ile ilgili diye sorarsanız, yarışma Windows7 sponsorloğunda bir yarışma ve sanıyorum ki görevler de Windows7 ile alakalı olacak
Ben de katılmak istiyorum diyorsanız http://www.deney7.com adresine göz atabilirsiniz. Katılacak olan arkadaşlara şimdiden başarılar...
874df6eb-d6be-451d-ac49-e3c2b1194d0e|0|.0
27 September 2009
Bir milleti millet yapan değerlerin başında “dil” gelir. Bir ülkenin bütünlüğünün korunabilmesi için; o ülkenin tarihini, kültürünü ve değerlerini yansıtan ortak bir dil bütünlüğü olması gerektiği kaçınılmazdır. Bu anlamda Türkçe’mizin korunması oldukça önemlidir.
Geçtiğimiz 26 Eylül, dilimiz Türkçe’miz açısından tarihi günlerden biri olup, Birinci Dil Kurultayı’nın açılış ve başlangıç tarihidir. 26 Eylül 1932’de toplanan Birinci Dil Kurultayı’nın ardından bu gün her yıl Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır.
Dil bir milletin varlık sebebidir, şah damarıdır. Eğer çağdaş milletler seviyesine yükselmek hedefimiz ise, bunu zengin Tükçe’mizi koruyarak ve geliştirerek başarmak zorundayız. Şöyle bir örnek vermem gerekirse; bugün batı dünyasındaki İngiltere, Fransa gibi devletlerin ilköğretim ders kitaplarında öğrencilere okuttuğu toplam kelime sayısı 60 – 70 bin civarındayken, Japonya’da bu rakam 44 bin, İtalya’da ise 32 bin civarında imiş. Peki ya Türkiye’de? Maalesef ülkemizde bu rakam 6 – 7 bin ile sınırlı kalmaktadır. Ve çocukların öğrendiği bu kelimelerin %10’u ile konuştuğunu düşündüğümüzde, konuşulan kelimeler “geldim, gittim, gördüm, baktım, kalktım, yattım, yaptım…” ‘dan ibaret kalmaktadır. Buna Türkçe’den çok bir sokak lehçesi demek daha doğru olur.
Biz gençler bundan 50 – 60 yıl önce kendi dilimizde yazılan şiirleri, yazıları anlamakta zorlanırken; İngiltere’de üniversiteye giden her öğrenci bundan 390 sene önce yaşamış sanatçıları Shakespeare’ın eserlerini yani Shakespeare İngilizcesini bilerek mezun oluyor. Biz ise geçmişimizden ve tarihimizden her geçen gün daha da uzaklaşıyor ve onu anlayamıyoruz. Dil de öylece gücünden ve kuvvetinden kaybedip gidiyor.
Türkçe dışındaki yabancı dille konuşmanın ve yazmanın ayrı bir statü sembolü olarak kabul edildiği günlerde; bundan yaklaşık 750 sene önce “Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır." diyen Karamanoğlu Mehmet Bey bu günleri görse acaba neler söylerdi. 1277’de Karamanoğlu Mehmet Bey’in, Cumhuriyet’le beraber Atatürk’ün korumak ve geliştirmek için büyük çaba gösterdiği Türkçe’miz, bugün maalesef gerektiği şekilde muamele görmemektedir. Caddelere, sokaklara ve dükkanlara verilen yabancı isimlerle, kelime aralarına sıkıştırılan w,q,x gibi harflerle, Türkçe ile başlayıp İngilizce ile bitirilen cümlelerle; Tükçe’miz kirletilmekte ve deyim yerindeyse Turkcheleştirilmek istenmektedir.
Namık Kemal diyor ki, “İnsanlar akıllarını bildiği kelime sayısı kadar kullanırlar.” Biz de aklımızı mükemmel bir şekilde kullanmak istiyorsak basit kelimeler dünyasından çıkıp, olabildiğince zengin bir Türkçe ile konuşmalıyız ve gelecek nesillere kirlenmemiş bir Türkçe bırakmalıyız. Hepinizin Dil Bayramı kutlu olsun…
(Yazıda geçen bazı bilgiler, Yavuz Bülent Bakiler'den alıntı yapılarak yazılmıştır.)
c1e4a802-b3ee-49b9-a95b-2267cab783af|0|.0
23 September 2009
Imagine Cup Microsoft'un 2002 yılından beri her yıl öğrencilere yönelik düzenlediği dünya çapında bir proje yarışmasıdır. Dünyanın hemen hemen her ülkesinden öğrenciler bu yarışmaya katılarak, teknoloji üzerine geliştirdiği projeleri paylaşırlar. Yarışmanın finalleri her yıl farklı bir ülkede yapılıyor, bu yılki ev sahibi ülke de Polonya.

IMAGINA CUP'ın BU YILKİ TEMASI NEDİR?
Bu yılki tema geçen seneki temanın aynısı olup tek cümle ile şu şekilde ifade ediliyor:
"Imagine a world where technology helps solve the toughest problems." yani
"Zorlu problemlerin teknoloji ile çözüldüğü bir dünya hayal et."
Microsoft öğrencilerin yukarıda söylediğim başlık altında dünyadaki belli başlı 8 probleme teknoloji ile çözüm getirmesini istiyor:

- Açlık ve Yoksulluğu Sonlandırmak
- Küresel Olarak Temel Eğitim Edinebilmek
- Kadın -Erkek Eşitliğini Desteklemek ve Kadınları Güçlendirmek
- Çocuk ve Bebek Ölümlerini Azaltmak
- Ana Sağlığını Arttırmak
- HIV/AIDS, Sıtma ve Benzeri Hastalıklarla Savaşmak
- Çevresel Sürdürülebilirlik Sağlamak
- Gelişim için Küresel Partnerlik (Birlik Beraberlik) Sağlamak
TAKIMLAR HANGİ KATEGORİLERDE IMAGINE CUP'a KATILABİLİR ?
- Yazılım Tasarımı
- Oyun Tasarımı
- Dijital Medya
TAKIM OLUŞTURMA VE DANIŞMAN BELİRLEME
Takımın kaç kişi olacağı katılacağınız kategoriye göre değişmektedir. Yazılım ve Oyun Tasarımı kategorilerinde 4 kişi, Dijital Medya kategorisinde 2 kişilik takımlar oluşturabilirsiniz. Takım arkadaşlarınız kendi okulunuzdan olmak zorunda değil.
Danışmana gelince, sizi proje tasarımı boyunca bilgilendirecek iyi bir danışman seçmeniz faydanıza olacaktır. Danışmanınız okulunuzdan akademik bir personel olacağı gibi, sektörden herhangi bir iş adamı veya iş kadını da olabilir. Danışmanın görevi sahip olduğu bilgi ve deneyimleriyle projeniz boyunca size yol göstermesidir. Projenin üretimine yönelik herhangi bir katkıda bulunamaz.
YARIŞMANIN ETAPLARI
1. Etap - Ülke Elemesi: Ülke elemeri yarışmaya katılıp proje dökümanlarınızı yolladıktan sonra katıldığınız ilk etaptır. Bu etapta sizden istenenler ülkeden ülkeye değişmektedir. Bunları Imagine Cup yerel sayfasından (Imagine Cup Türkiye yerel sayfası) bulabilirsiniz.
2. Etap - Dünya Finali Elemesi: Ülke elemelerini başarıyla geçen takımlar Dünya Finali Elemelerine katılmaya hak kazanırlar. Kendi ülkelerindeki diğer grupların da katılacağı bu etapta, bu yıl Polonya'da Türkiye'yi temsil edecek olan gruplar belirlenir.
3. Etap - Dünya Finali: Bu yıl Polonya'da yapılacak olan dünya finalleridir.
BAŞVURU SÜRECİ VE KAYIT TARİHLERİ
İlk önce Imagine Cup'ın web sayfasına giderek üye olmanız gerekiyor. Ve ardından takım oluşturma, danışman belirleme ve proje detaylarını istenilen şekilde yollama işlemlerini gerçekleştirmelisiniz.
Yazılım Tasarımı kayıt bitiş tarihi: 1 Mart 2010
Oyun Tasarımı kayıt bitiş tarihi: 1 Nisan 2010
Dijital Medya kayıt bitiş tarihi: 1 Nisan 2010
ÖDÜLLER
Ülkelerinde birinci seçilip dünya elemelerine finallerine hak kazanan takım için hediye her ülkeye göre değişmektedir. Geçen sene ülkemizde birinci olan takımdaki öğrencilere ve danışman öğretmenine laptop hediye edimişti. Bu yıl ülke birinciliği hediyesi ne olacağı da yakında duyurulur.
Dünya finallerinde dereceye giren takımlara ise, her kategori için ayrı ayrı verilmek üzere:
- Birincilik Ödülü: 8,000$
- İkinilik Ödülü: 4,000$
- Üçüncülük Ödülü: 3,000$
Son olarak, Imagine Cup gerçekten dünya çapında kabul görmüş büyük bir proje yarışması. Buraya katılarak alacağınız herhangi bir derece sayesinde, dünya çapında çok geniş bir kitle tarafından otomatik olarak tanınmış olacağınızdan şüpheniz olmasın. Bu yıl dünya finallerinde ülkemizden iyi bir derece çıkartmak dileğiyle. Herkese başarılar...
Resmi web adresi: http://imaginecup.com/
Türkiye yerel sayfası: http://imaginecup.msakademik.net/
MSP arkadaşım Arda Develioğlu'nun yazmış olduğu ayrıntılı makaleye de buradan ulaşabilirsiniz.
519bda44-9d09-441f-9dd6-cdd9d64dab6c|0|.0
18 September 2009
MSP olduktan sonraki ilk toplantımızı, Türkiye'nin dört bir yanından gelen yaklaşık 70'e yakın MSP arkadaşlarımız ile birlikte 16-17 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdik. 2 gün boyunca Microsoft'un İstanbul Ofisinde süren toplantıların çok zevkli ve faydalı geçtiğini belirtmeliyim. Diğer okullardaki Msp arkadaşlarla tanışarak önümüzdeki yıl içeriside ne gibi etkinlikler yapacağımız konusunda ortak kararlar aldık. Bunun yanında gün boyu MVP'lerin ve MS çalışanlarının çeşitli konularda yaptıkları sunumları dinledik. Bu seneki hedeflerimizden biri Imagine Cup 2010 Polonya'da Türkiye grubunun derece alması. MSP'ler olarak yıl içinde yarışmanın daha geniş kitlelere ulaşmasına ve katılımcı projelerin kalitesini artırmaya yönelik çeşitli etkinlikler yapmayı planladık.

Toplantının finalinde ise tüm MSP'ler bir araya gelerek 7 rakamını oluşturduk. Tahmin edeceğiniz üzere Windows7 'nin yedisi
22 Ekim'de satışa çıkacak olan Windows7 ile ilgili yapmayı planladığımız etkinliğin ayrıntısını yakında buradan paylaşacağım. Çok eğlenceli bir toplantı oldu. Bu yılki Msp arkadaşlarla güzel çalışmalar ortaya çıkaracağımıza inanıyorum. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler.
ff815be7-a597-48fe-90e7-587ee749c821|0|.0
14 September 2009
Geçen yaz yaptığım staj süresince üzerinde çalıştığım projede, varolan veritabanı için çeşitli işlevselliklere sahip bir arayüz tasarlamıştım. Fakat şirketteki veritabanı birden çok sayfa ve verilerden oluşmuş bir excel dosyasıydı. Bu zamana kadar ihtiyaç duydukları verileri SQL Server gibi veritabanı kurmak yerine, en kolay yol olarak excel ile saklamayı tercih etmişlerdi. Ve benim de Java ile hazırladığım arayüz programının bu excel dosyasına ulaşması ve içindeki verileri okuması gerekiyordu. Yapmış olduğum araştırma sonuncunda, excel dosyalarına ulaşmamı sağlayan bir "external library" olduğunu keşfettim ve kolay bir şekilde excel içindeki verilere ulaşabildim.
1. Öncelikle poi-3.2-FINAL-20081019.zip (1,21 mb) dosyasını indiriyoruz.
2. Unzip yapıp içindeki poi-3.2-FINAL-20081019.jar dosyamızı projemize eklemek üzere proje klasörümüzün içine atıyoruz.
3. Java projelerinde genellikle Eclipse editörü kullandığınızı düşünerek, Eclipse'ı açıyoruz. Proje klasörüne sağ tıklayıp Build Path/Configure Build Path yolunu takip ediyoruz.
4. Libraries sekmesine gelerek Add External JARs butonuna tıklıyoruz. İndirip proje klasörümüze yapıştırdığımız kütüphane dosyasını seçip OK diyoruz.
5. import org.apache.poi.*; ile kütüphaneyi tanıtıyoruz.
Java projemizden excel dosyalarına ulaşmak için gerekli import işlemlerini tamamlamış olduk. Artık aşağıda bir kaç örnek ile anlatacağım üzere, gerekli kodlamalarınızı yapıp excel dosyanız içindeki bütün verilere ulaşabilirsiniz.
Yeni bir excel dosyası açmak:
FileInputStream myInput = new FileInputStream("filename.xls");
POIFSFileSystem myFileSystem = new POIFSFileSystem(myInput);
HSSFWorkbook myWorkBook = new HSSFWorkbook(myFileSystem);
Yeni bir sayfa oluşturmak:
HSSFSheet mySheet = myWorkBook.createSheet("new sheet");
Yeni bir hücre oluşturmak:
HSSFRow myRow = mySheet.createRow(0);
HSSFCell myCell = myRow.createRow(0);
Hücrenin içindeki veriyi değiştirmek:
myCell.setCellValue("hücrenin içine yazmak istediğiniz string");
Excel dosyasını kaydetmek:
FileOutputStream myOutput = new FileOutputStream("filename.xls");
myWorkBook.write(myOutput);
myInput.close();
myOutput.close();
Konu ile alakalı çeşitli örneklere buradan ulaşabilirsiniz.
3a6a0638-a063-47a9-839c-b5819285135f|0|.0
9 September 2009
Aylardır beklediğimiz mutlu haber, nihayet bugün öğleden sonra geldi ve Işılak ailesinin en yeni üyesi dünyaya merhaba dedi. Hepimizde ayrı bir sevinç ve heyacan vardı gün boyu. Tüm aile ilkleri yaşıyordu çünkü. İlk defa baba, ilk defa anne, ilk defa dede, ilk defa babaanne... Ve ben de ilk defa amca oluyordum. Gerçekten güzel bir duygu olduğunu söylemeliyim.
Minik Işılak'ın cinsiyeti kız, ismi ise henüz netleşmediği için şu an sadece minik Işılak demekle yetiniyorum
Sanırım ilerleyen günlerde ismi netleşmiş olur. Ayrıca 09.09.2009 günü doğarak tam bir Aydın'lı olduğunu da belli etti minik Işılak. Abimi ve yengemi tekrar tebrik ederim. Allah analı babalı büyütsün.
193cd6ff-04f1-4577-a3f4-e7db1b003244|0|.0
7 September 2009
7 Eylül 2009. Aydın’ın düşman işgalinden kurtuluşunu 87. yıldönümü… Aydın'da her yer kırmızı beyaz, herkeste ayrı bir coşku, ayrı bir sevinç var.
 |
Sabahın erken saatlerinde kuzenlerim İbrahim ve Mustafa ile birlikte kurtuluş günü kutlamalarına katılmak üzere yola koyulduk. Bir gün önceden kararlaştırdığımız üzere hepimiz birer Aydın Efesi olarak yerimizi aldık bu yılki kutlamalarda.
Aydın denince akla ilk olarak Efeler gelir elbette. Özellikle Kuvay-i Milliye ruhunun Aydın ve Ege Bölgesinde canlı kalmasını sağlayan, düşmanı bu topraklara sokmamak için canını ortaya koyan kahraman Efeler... Yörük Ali Efe başta olmak üzere hepsi nice kahramanlık destanları yazmışlardır bu topraklarda. Esareti kabul etmeyip düşmana karşı koymayı seçmişler, bu yol uğruna yeri gelip canlarını seve seve feda etmişlerdir.
|
Bizler de o kahraman efelerin torunları olarak, ecdadın bize bıraktığı mirası sonuna kadar korumaya hazırız. Türk Milleti'nin ağırbaşlı ve sabırlı duruşuna aldanıp, yurdumuz üzerinde bölücü planlar yapan hainler; kendilerini nasıl bir sonun beklediğini şanlı tarihimize bakarak görmelidirler !
7 Eylül 2009 Aydın'ın Kurtuluş Günü kutlamalarından bir kaç kare:
3e652230-e763-43de-972f-a429e168dd0a|0|.0
5 September 2009
2009-2010 yılı için merakla beklenen MSP sonuçları açıklandı !
Ben de MSP seçilmemin mutluluğunu yaşıyorum
Görünen o ki bu yıl Microsoft Yaz Okulu ile başladığım maceraya, MSP olarak devam edeceğim. Elimden geldiğince çalışıp aktif bir MSP olmaya çalışacağım.
MSP seçilenlerin tamamının listesine buradan ulaşabilirsiniz.
01bc58e5-3ed1-4a1f-8294-4dd3d7116dc3|2|4.5
1 September 2009
Gazetede gördüğünüz satılık ilanının yanında yer alan barkodu cep telefonunuz ile okutarak, o ilan ile ilgili resimlere ve ayrıntılı bilgilere ulaşmak nasıl olurdu? Peki ya yolda yürürken gördüğünüz bir film afişi üzerindeki barkod ile o filmin gösterildiği sinema salonlarını ve seanslarını öğrenmek? Ya da filmin fragmanını izlemek... İşte tüm bunları Microsoft'un geliştirdiği Microsoft TAG teknolojisi ile yapmak artık mümkün.
Microsoft TAG temel itibariyle gelişmiş bir barkod sistemidir. Günlük hayatta kullandığımız barkodlardan farklı olarak renkli olduğu için, içinde daha fazla bilgi taşıyabilmektedir. Bu bilgiler kimi zaman bir web adresi, kimi zaman bir contact kartı, bir metin veya bir telefon numarası olabilir. Tek yapmanız gereken bu özelliği destekleyen bir cep telefonu kamerası ile Tag'i okutmak olacaktır.
Ben de sizler için aşağıda gördüğünüz örnek bir Tag hazırladım. Eğer bu özelliği destekleyen bir cep telefonunuz varsa Tag'i okutun, bakalım ekranda ne göreceksiniz. 
Sanırım yakın bir gelecekte reklam broşürlerinde, marketlerdeki fiyat etiketlerinin yanında, kartvizitler üzerinde, gazete ve dergilerde Tag uygulamalarını görüyor olacağız. Sizde kendinize özel bir Tag hazırlamak istiyorsanız şuradan, uygulamayı cep telefonunuza ücretsiz indirmek istiyorsanız şuradan ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgi : http://www.microsoft.com/tag/
7fe833f9-bc0a-44cf-bb8c-61f51decec67|0|.0